gladiator filmindeki goz dolduran oyunu ile tanidigimiz aktor.
joaquin phoenix
liv tyler ile yasadigi ask dolayisiyla adindan epey soz ettiren porto rico’lu aktor...
dudaginda var olan yara izi sayesinde dogal bir piskopat goruntusu kazanan pek bir yetenekli aktor.
İşte o:
www.urbanaddiction.com/jp/JoaquinPhoenix.jpg
www.urbanaddiction.com/jp/JoaquinPhoenix.jpg
dudagindaki izle hep akillarda yer etmis basarili oyuncu, mel gibson’la birlikte signs’ta da oynamisti kendisi. basarili bir cizgisi var.
river phoenixin kardeşi.. walk the line filmde oldukça başarılı bir performans sergilemiş, johnny cash şarkılarını kendisi seslendirmiştir..
river phoenix’in kardeşi summer phoenix’in abisidir. macar rus karışımı bir anne ve irlanda’lı ispanyol karışımı bir babanın oğludur.
(bkz: bu ne saçma hayat bu ne dingil hayat ya)
(bkz: bu ne saçma hayat bu ne dingil hayat ya)
izleyeli epey olmasına rağmen the master filminde oynadığı freddie rolünün etkisinden hala çıkamadığım aktör. oscar’da hakkı yenenler kervanına son katılan oyuncu. bakışları yeterdi halbuki. bi karaktere böyle can vermeye pek ender rastlanır. the shinning’de ve one flew over the cuckoo s nest filmlerinde jack nicholson’ı izlemiştik böyle, a beautiful mind’da russel crowe’u izlemiştik böyle, ki ona da oscar verilmemişti o yıl, "bu yıl da siyahlara oscar verelim" kampanyası var diye. rain man’de dustin hoffman’ı görmüştük böyle.
oscar’a ne kadar sövsek de, ne kadar amerikan politikasına göre heykel dağıtıyor desek de yine her haksız sonuçta sanki tek büyük tasdik merkeziymiş gibi dikkate almadan edemiyoruz. yazık günah değil mi lan joaqin’e, daniel day lewis hayranı beni bile soğuttunuz ona karşı. dümdüz bi lincoln tiplemesi canlandırdı adam, bi ekstrası yoktu. kambur kambur durdu, sallana sallana yürüdü, kısık kısık sesle konuştu. bi numara yoktu. öbür tarafta ise freddie quell diye orjinal bir manyağı izledik.
oscar’a ne kadar sövsek de, ne kadar amerikan politikasına göre heykel dağıtıyor desek de yine her haksız sonuçta sanki tek büyük tasdik merkeziymiş gibi dikkate almadan edemiyoruz. yazık günah değil mi lan joaqin’e, daniel day lewis hayranı beni bile soğuttunuz ona karşı. dümdüz bi lincoln tiplemesi canlandırdı adam, bi ekstrası yoktu. kambur kambur durdu, sallana sallana yürüdü, kısık kısık sesle konuştu. bi numara yoktu. öbür tarafta ise freddie quell diye orjinal bir manyağı izledik.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?